“Mudanya Lisesi kasabanın en gözde mekanıydı”
Eğitimci Yazar Erdoğan Bozdemir:
- Okunma sayısı : 192
- 10.Haz.2026
- Okuma Süresi 5 Dk.
- Twitter'da Paylaş
ÖZEL RÖPORTAJ
3. BÖLÜM
MUDANYA BÜLTENİ – Mudanya Sami Evkuran Anadolu Lisesi ve Ahmet Rüştü Anadolu Lisesi’nin bulunduğu ada ve parsellerde eskiden “Mudanya Lisesi” eğitim veriyordu. Zeytinlikler çevrli bu eğitim kurumu Mudanya en dış çeperinde yer alıyordu. O zaman kasaba kırsalının başlangıcı olan bu bölge şimdiler de kentin ortasında kaldı.
Sözünü ettiğimiz bu okul bölgesi Lozan Mübadilleri Vakfı Mudanya Temsilciliği İcra Kurulu Üyesi Erdoğan Bozdemir için pek çok hatıra barındırıyor. Çünkü Bozdemir Mudanya Lisesi’nde hem öğrencilik yapmış hem de öğretmenlik…
Kendisi ile yaptığımız özel röportajın bu üçüncü bölümünde Bozdemir’in Tirilye Taş Mektep’te başlayan eğitim serüveninin lise ve üniversite kısımlarını okuyacaksınız. Bozdemir, Mudanya Lisesi’nden Bursa Eğitim Enstitüsü’ne uzayan hatıraları zinciri ile bizleri 1970’li yıllara götürüp bırakıyor.
TİRİLYE’DEN 20 CİVARINDA ÖĞRENCİ MUDANYA LİSESİ’NE GELİRDİ
-Ortaokulu bitirdikten sonra liseyi Mudanya’da okuyorsunuz…
-Evet 1971 yılında Mudanya Lisesi’ne öğrenci olarak kaydoldum. 1974 yılında da mezun oldum. Mudanya Lisesinin 3. Mezunlarındanız. Ondan evvel Mudanya'da lise yokmuş.
-Tirilye’den Mudanya gidip geldiniz mi?
-Mudanya'ya o zaman bir toprak yol vardı. Çok eski bir yol. Daha sonraki yıllarda asfalt oldu. Tirilye'den 20-25 civarında öğrenci Mudanya Lisesinde okuduk. Kar, kış, soğuk, ulaşımın zor olduğu yıllar. Burada babalarımız bir minibüsle anlaşmışlardı. Bizi o götürüp getiriyordu. Yine de çok güzel yıllardı. Çok iyi bir öğrencilik geçirdiğimi düşünüyorum. Fakat bizim okuduğumuz yıllar maalesef Türkiye'nin kötü de bir dönemiydi.
-Liseye başladığınız 1970’li yılların başları Türkiye’de siyasi olayların yoğun yaşandığı yıllardı?
-Biz 1971 yılında liseye başladık. Türkiye'de 80 öncesi siyasi olayların çok yoğun olduğu yıllardı. Anarşi olaylarının çok fazla olduğu yıllardı.
-Mudanya Lisesi'nden sonra zeytinlikler başlardı, hatırlıyorsunuz değil mi? Orası meyillenmeye başlayan kasabanın son nokta gibi gelirdi? Zeytinliklere sınırdı okul…
- O zeytinlikler bizim, eh işte böyle biraz yaramazlık mekanlarımızdı.
Dersten biraz uzaklaşınca zeytinliklere karışıyorsun. Seni, kimsenin görmesine imkanı yok. Onun gibi... Şimdi bakıyorum, ilçenin ortasında kalmış Mudanya Lisesi. Dediğiniz gibi o günlerde şehrin dışında bir mekandı. 1974 yılına kadar zamanım orada geçti.
AİLELERİMİZ BİZİ OKUTMAK İÇİN ÇOK GAYRET SARFETTİ
-O günlere ait neler hatırlıyorsunuz?
-Mesela, lise sondayken İsmet İnönü ölmüştü. Hepimizin çok üzüldüğü bir hadiseydi. O dönemlerde yine hiç yılmadan karda kışta bile gidip gelirdik. Toprak yoldu, yağmur çamurda araba bata çıkar giderdi. Ailelerimiz bizi okutmak için azimle çok gayret sarf ettiler. Biz de onun karşılığını verdiğimizi düşünüyorum.
-Öğle tatili var mıydı?
-Öğle tatili yoktu. Çünkü sabahçı, öğlenciydi. Biz öğlende derse girerdik. Sabahtan ortaokullar derse girerdi. Onların saat yarım gibi bitiyordu dersi.
-Mudanya Lisesi'ndeki öğretmenleriniz kimdi? Müdür kimdi? Biraz o günlere doğru bizi götürseniz.
-Birinci sınıfta ilk müdürümüz Akif Şakiroğulları. Daha sonra Mehmet Demirtaş müdürümüz oldu. Bursa Anadolu Lisesi'nin de müdürlüğünü yapmış, çok eski bir eğitimci ve çok tanınmış bir eğitimciydi. Onun dışında Mudanya'da yine belediye başkanlığı yapan Hasan Aktürk öğretmenimizdi. Hasan Ünver vardı, Asım Toprak vardı. Hepsini minnetle, şükranla anıyorum. Hepsi de çok çok iyi öğretmenlerdi. Yücel Ulutaş Bey benim öğretmenimdi. Meryem Hanım vardı, Meryem Yenidikici şu anda sağ olanlardan bahsediyorum. Yaşar Bey vardı fizik öğretmenimiz, Hüsamettin Bey vardı fizik öğretmenimiz ve Muhsin Baram vardı, kimyanın efsane öğretmeni… Bunların hepsi çok kaliteli öğretmenlerdi, onlardan çok öğrendik. Biz 18 arkadaş fen sınıfı olarak tamamladık. O zaman bir fen sınıfı vardı, bir edebiyat sınıfı vardı. Aşağı yukarı 16'mız üniversiteye devam ettik. Hepsi meslek sahibi oldular, hepsi iyi yerlere geldiler. Hâlen görüşüyoruz, hemen hemen hepsiyle görüşüyoruz. Birkaç tane İstanbul'da veya uzak yerlerde oturan arkadaşımız var. Onlarla pek bir irtibatımız kalmadı ama aşağı yukarı 15 öğrenci birbirimizle çok sık görüşürüz.

MUDANYA LİSESİ’NİN EK BİNASI YAPIMINDA AMELE GİBİ ÇALIŞTIK
-Mudanya Lisesi'nin o zaman ki imkanları nasıldı?
-Mudanya Lisesi'nin binası 1957 yılında yapılmış eski bir binaydı, şimdi o bina sanıyorum yıkıldı. Daha sonraki dönemde yeni bir bina ilave edildi. Biz o bina ilave edilirken öğrenciydik ve hepimiz o binanın yapımında amele gibi çalıştık. Harç karmaktan tutun da tuğla taşımaya kadar her şeyde bizim emeğimiz vardır. İşte okul bizlerden de yardımla kumunu, çimentosunu temin ediyordu. Ama Mudanya'da bir tek lise vardı, daha sonra İmam Hatip Lisesi Burgaz'da açılmıştı. Mudanya Lisesi hem çok başarılı öğrencilerin okuduğu hem de Mudanya'nın çok gözde bir mekânıydı.
-Niye?
-Çünkü her türlü bayram, tören bu okul tarafından gerçekleştirilir ve Mudanya'da yer yerinden oynardı. Ve 19 Mayıs törenlerini asla unutamam. Özel kıyafetlerden tutun da bando takımlarına kadar her şeyimiz vardı. Güzel bir öğrencilik geçirdik. Öğrenci disiplini için çok önemli şeyler bunlar… Bir takımın birlikte sahneye çıkması, tiyatro oynaması, efendim bando takımının aynı bir melodiyi hep beraber çalması… Bunlar hep bir disiplin eğitimidir. Bunlar çok yerinde zamanında güzel yapılırdı. İşte az evvel ismini verdiğim öğretmenler sayesinde oluyordu bunları.
BURSA EĞİTİM ENSTİTÜSÜ’NDE OKUDU
-1974 yılında mezun oldunuz. Hangi okula devam ettiniz?
-Evet. Sonra Bursa Eğitim Enstitüsü… Şimdi Uludağ Üniversitesi'ne bağlı Eğitim Fakültesi bölümü
-Bursa’yı tercih ettiniz. Başka bir ilde okumak istemediniz mi?
-1974'te üniversite imtihanlarına girdik. Evet ben İstanbul'da okumak istiyordum. Fakat maalesef ailemiz de İstanbul'a okula gitmemize karşı çıkıyordu.
-Neden?
-Çünkü İstanbul'da öğrenci olaylarında çok fazla öğrenci kaybedilmişti.
-Siz de Eğitim Enstitüsü’ne kaydoldunuz. Enstitü o zamanlar neredeydi?
-O zamanlar Mesken’de. Yani eski Tıp Fakültesi'nin arka taraflarındaydık biz. Dua Çınarı'nı geçiyorsunuz, Meskenler bölgesine varıyorsunuz. Orası da şehrin neredeyse dışında bir yerdi. Meskenler, çok az meskenin olduğu bir yerdi. Üstünde Kaplıkayaların olduğu yer vardı. Şimdilerde oralar ev dolmuş durumda. O zamanlar şehrin dışında bir yerdi. Valla herhalde Uludağ'dan ayıların indiği bir yerdi tahmin ediyorum. Geçtiğimiz günlerde bir ara gitmiştim o taraflara. Yani o da öğrencilik olarak çok iyi. Fakat Türkiye'nin siyasi ortamı olarak çok kötü bir dönemdi. Öğrencilerin birbirini öldürdüğü dönemlerdi.
-Sizin okulda da olaylar oluyor muydu?
-Çok olay çıkan bir okuldu bizim okulumuz. Çok fazla... Son sınıfa gelene kadar çok fazla şeye maruz kaldık, saldırılar falan olurdu. Fakat son sınıftayken artık işte MC hükümeti dediğimiz Milliyetçi Cephe hükümetlerinin ikincisi kurulmuştu. O dönemde artık belli bir gruba mensup öğrenciyi tamamen okuldan temizlemişlerdi.
MUDANYA LİSESİ’NDE FİZİK ÖĞRETMENLİĞİ YAPTIM
-Branşınız neydi?
-Ben Fen Bilgisi bölümünde okuyordum o zamanlar. Fakat daha sonra Mudanya Lisesi'nde 5 yıl kadar Hasan Aktürk'ün müdür yardımcılığını yaptım. Ayrıca fizik öğretmeni olarak derslere girdim.
-Mudanya Lisesi’ne geçmeden bir şey sormak istiyorum. Bursa Eğitim Enstitüsü’nü okurken Mudanya’dan mı gelip gittiniz?
-O zaman ailemiz Bursa’da bize bir ev kiraladı. Ağabeyim ile beraber okuyorduk. Ben son sınıfa geçtiğim sene yalnız abim sınıfta kalmıştı. Daha doğrusu siyasi olaylardan dolayı okula devam edememişti. Ben son sınıftayken bir yurtta kaldım. Ben devam ettim, çok fazla şeylerden zarar görmedim.
-Bu nasıl oldu?
-O da işte karşı tarafın hakim olduğu grubun içinde, onlara hakim olan Trilye’den bir arkadaşım sayesinde… O arkadaşım beni çok kolladı, benim okula devam etmeme izin verdiler ama yine de çok zor günlerdi.
-Ağabeyiniz hangi bölümde okuyordu?
-Bursa Eğitim Enstitüsü’nde Matematik bölümünde okuyordu. Ağabeyim bir yıl ara verdikten sonra Ecevit hükümetlerinin olduğu bir dönemde tekrar okula başladı. Benden sonra mezun oldu. O da öğretmenlik yaptı, öğretmenlikten emekli oldu.
-Kaldığınız yurt neredeydi?
-Şu anda orası sanıyorum bir müze veyahut kütüphane gibi bir şey oldu. Tophane’de Hisarüstü denilen bölgede. Bir defa gittim oraya. Orası önce bir yandı. Sonra tekrar restore etmişler, çok güzel bir okuma mekanı yapmışlar. Yani askeriyeye doğru giderken, Tophane’ye doğru giderken sol taraftaki o yüksek duvarın üzerinde bir mekandı.
-Hisarüstü’ndeki o yurttan Mesken’e gidip geldiniz…
-Evet oradan şehirin içine iniyorduk. İtfaiyenin oradan; o zamanlar itfaiye diyorduk, şimdi oralar alışveriş merkezi oldu. İtfaiye’den Cumhuriyet Caddesi’nden çalışan otobüslere binip giderdik.
-Enstitü’den ne zaman mezun oldunuz?
-1977
-Mezun olduktan sonra Mudanya’ya mı tayin oldunuz?
-1977 senesinde mezun oldum. Aslında bir gün evvel resmi olarak Mudanya'da öğretmenliğe başladım. Bir yıl, tam bir yıl süreyle Mudanya'da fizik öğretmenliği, kimya öğretmenliği, biyoloji öğretmenliği yaptım.
MUDANYA LİSESİ’NDE ÖĞRETMENLİK YILLARI
-Mezun olduktan sonra hemen Mudanya’da öğretmenliğe başlıyorsunuz. Mudanya’ya tayininiz çıkması kolay oldu mu?
-Hayır, çok kolay olmadı. İşte o dönemlerde birtakım kişiler araya girdi tabii ki. Özellikle Hasan Aktürk benim müdürüm, hem öğretmenimdi daha sonra da müdürüm oldu. Beni Mudanya’ya almak için çok büyük gayret sarf etti, Mudanya’ya getirdi.
-Mudanya’ya dönüp öğretmenliğe başladınız? Mudanya’ya Tirilye’den mi gidip geldiniz yoksa Mudanya’da mı yaşadınız?
-Mudanya’ya geldikten sonra bir süre Tirilye’den gidip gelip gittim. Arabam da vardı ama daha sonra Mudanya’da bir ev kiraladım. Mudanya’da bir arkadaşımla beraber bir evi paylaşarak o zaman, 1982 sonuna kadar Mudanya’da kaldım. Ondan sonra işte kader bizi yurt dışına çıkardı.
-Hangi yıla kadar Mudanya’da öğretmenlik yaptınız?
-1978 başından 1982 sonuna kadar. 1983’ün başına kadar Mudanya’daydım. O dönemden sonra işte benim için hayat tamamen değişti.
-Yurt dışına nere gittiniz?
-Devlet bir sınav açmıştı o tarihte. Ben de başvurdum ve Fransa’ya gittim.
Habere 0 Yorum Yapılmış
Habere Yorum Yap
Eğitim ve hastane binası 2027'de tamamlanacak
İÜ DHF Dekanlık Devir Teslim Töreni gerçekleştirildi
Gümrükler Muhafaza ekipleri 2026’nın ilk beş ayında yakaladı